Bir önceki yazıda internet alışverişinde yaşanan ucuz fiyat tuzaklarını ve satıcı oyunlarını öğrendik. Okumadıysanız BURADAN bakabilirsiniz. Eğer diğer yazıyı okuduysanız şimdi sıra en kritik noktaya geldi;
Şimdi artık bu sorulara cevap verelim;
İnternet alışverişinde son yıllarda iade oranının artış gösterdiğini muhtemelen fark etmişsinizdir. Online alışverişte iade yapılmasının bir çok sebebi var.
Aldığınız ürün düşündüğünüz gibi çıkmaz, kalitesi beklediğiniz gibi değildir. Çünkü siz temsili bir fotoğrafa bakarak alışveriş yapıyorsunuz. Üstelik internette ucuz olduğu için tercih ediyor, sonra muhtemelen faydasız olduğunu anlayarak pişman oluyorsunuz.
Üründe kusur veya hatalı gönderim yoksa neden iade yapılır?
Burada çoğu tüketicinin dikkatsiz alışveriş yaptığını görüyoruz. İhtiyaca doğru karar verilmiyor. Model, beden, renk veya açıklama yazısına dikkat edilmiyor. Ya da sipariş sonrası başka yerde daha ucuza bularak onu iade edip öteki yerden almak isteniyor.
Pazaryeri alışveriş sitelerinde ürün bilgilerinin zor görünür şekilde sayfanın altlarında olması da buna sebep oluyor. Platformu bilmeyen müşterinin gözünden satıcı açıklamaları kaçıyor.
Çoğu insan ilk önce görsele, sonra ürün yorumu, ardından mağaza puanına bakarak alışveriş ediyor. İnsanların yaklaşık %80 kadarı satıcı açıklamaları kısmını okumuyor.

Sipariş öncesi veya sonrası satıcılarla iletişim kurmaktan asla çekinmeyin. Size ürünü gönderen e ticaret siteleri değil, orada ürün listeleyen tedarikçi mağazalardır.
Açıklama kısmında yazıyor da bile, aynı şeyi tekrar sorup aklınıza takılanı öğrenin. Kafanızda soru işareti kalmasın. Bu sayede olası sorunları baştan önlemiş olursunuz. Robotik cevapla ağzından karga burunla laf alınan tok satıcılardan da uzak durun.
Ayrıca, ‘’Siparişi gireyim, mağaza beni arayıp bilgi verir’’ diye düşünmeyin. Bir çok pazaryeri alışveriş sitesinde iletişim kısıtlaması var. Soru gelmeden mağazanın müşteri ile iletişim kurması imkansız.
Pazaryeri siteleri buna ‘’kişisel veriler kanunu’’ diyor, ama işin gerçeği aslında platform dışı alışverişe engel olmak istemeleridir.

Tüketicinin korunması kapsamında yasalarca online satışlar için verilmiş bir haktır. Fiziki satışlarda ise, firmalar kendi politikalarını uygular.
Yasal olarak Cayma hakkının geçerli olduğu ve olmadığı ürünleri bilmek, ürünlerin hangi şartlar altında iade edilebilir olduğunu öğrenmek gerekiyor.
Bu bilgiler ödeme yaparken mecburi olarak kabul ettiğimiz, ama uzun olduğu için okumadığımız mesafeli satış sözleşmesinde yazıyor. Ancak, toplum olarak okumayı sevmiyoruz. Okuduğumuz daha çok ürün yorumları oluyor.
Yeni düzenlenen kanun neticesinde, 14 gün içinde cayma hakkı elektronik cihazlar için kaldırıldı. Müşteri paketi açmasa bile iade edemeyecek. Diğer ürün gruplarında iade kargo bedeli tüketiciye ait olacak. (Fakat ticaret bakanlığınca bu konu tam bir netlik kazanılmadı, bu da karışıklığa sebep oluyor)

İnternet alışverişinde pazaryeri ticaret siteleri, alıcı ve satıcıya aracılık yapar. Ödeme sistemi açısından güvenlidir. Siz ürün alırsınız, paranız havuz hesapta tutulur, ürün teslim edildi statüsüne geçince hak ediş satıcıya aktarılır.
Burada aslında site değil, satıcının güvenilir olması önemli. Eğer ürün aldığınız satıcıyla ticari ilişkiniz olur ve memnun kalırsanız sonra doğrudan firmanın kendisinden alışveriş yapabilirsiniz.
Mağazaların her zaman puan ve müşteri yorumlarını inceleyin. Bu yorumlar size ipucu verir. Ancak her zaman yorumlara güvenmeyin. Çünkü olumsuz bir yorumun arkasındaki nedeni bilemezsiniz.
Öte yandan; Bazı insanlar satın aldığı ürünleri sipariş verdiği n11, çiçeksepeti gibi sitelerin gönderdiğini sanıyor. Bu platformlar genelde tedarikçiye aracılık etse de, bazen tedarikçilere depo hizmeti sunarlar.
Karşınızda gerçek ticari kimliği olan bir firmanın kendi wep sitesine yönlendiriliyorsanız, sitede SSL sertifikası gibi güvenliği kanıtlayan katmanlar varsa alışveriş yapabilirsiniz. Ancak ne idüğü belirsiz basit site içeriği varsa, fiyatlar piyasanın normalden altındaysa, kapıda ödeme seçeneğinden başka bir seçim yoksa risk var demektir.

İnternette alışveriş yapacağınız sitenin SSL sertifikasına (Secure Sockets Layer: Güvenli Yuva Katmanı) sahip olması gerekiyor. Bunu web adresinin sol tarafında bulunan güvenlik durumuna bakarak anlayabilirsiniz. Bu yoksa kart bilgileri girmeniz risk taşır.
Ancak SSL olması ödemelerin şifrelenerek alınması anlamına gelir, satıcı firmanın dürüstlüğünü göstermez.
Bir alışveriş sitesinde açık adres, ticari ünvan bilgileri yer alması yasal zorunluluk. Şayet yeri yurdu hayalet gibi meçhul, sadece satışa odaklı reklam yapan siteler varsa oradan kaçın. Hele piyasa fiyatının çok altında ürün veya hizmet sunuyorsa kuşku duymanız gerekiyor.
Çünkü sorun çıkınca muhatap bulacak kimse bulamazsınız.
İnternet alışverişinde kredi kartı bilgileri satıcının eline geçer mi, karttan bilgim dışı para çekilir mi?
Hayır. İnternet üzerinden sipariş verdiğiniz satıcı kurumsal bir marka kimliğine sahip ise, kredi kart işlemleri zorunlu olarak aracı hizmet sağlayıcı finans şirketleri tarafından yapılır. Kart bilgileri şifrelenerek kriptolu olarak bankaya iletilir ve Hiçbir 3. üncü şahıs bu bilgilere ulaşamaz.
Karşınızda marka kimliği olan satıcı varsa, EFT her zaman en güvenli yöntemdir. Çünkü EFT işleminde banka ve fatura kaydı vardır. Olası bir sorunda ödeme yaptığınızı her zaman kanıtlamış olursunuz. Üstelik EFT / havalenin icadından bu yana yıllardır uygulanan geleneksel yöntemdir.

Sipariş verdiğiniz sitenin güvenilir ve SSL sahibi olamasına dikkat edin.
İnternette kredi kart kullanırken bilgisayarınızda kullandığı browser güvenlik ayarlarının iyi olması, antivirüs, güvenlik duvarı gibi yazılımların bulunup güncel tutulması önemli.
Özellikle ortak kullanılan bilgisayarlarda Google hesabınıza kayıtlı kredi kartı ile işlem sağlıyorsanız, ödeme işleminden sonra mutlaka oturumu kapatıp tüm çerez ve pencerelerden çıktığınıza emin olun.
Ayrıca ortak cihazlar üzerinden (örneğin bir internet kafe) kredi kart kullanmaktan kaçının.
Tanımadığınız yerden gelen ve şüpheli görünen e - postalar, sizi yönlendiren bağlantı linkleri, hediye, indirim, kupon kazandınız gibi mesaj bağlantıları alıyorsanız, bunun nereden geldiğini bilmeden üzerine tıklamayın. Bu bağlantılarda tuzak yazılım olabilir.
Cep telefonu ile ( mobil cihazlardan) yapılan siparişler genelde sağlıklıdır. Çünkü zaman zaman yazılım güncellemeleri ile cihazınız taranıyor.
Yüksek limiti olan kredi kartlarınızla çekim yapılmasını istemiyorsanız, internet bankacılığını kullanarak kendi belirlediğiniz limitle sanal kart oluşturabilirsiniz. Alışveriş edilecek kadar parayı sanal karta yükleyerek güvenli ödeme yapabilirsiniz.
Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız, yukarıda bahsettiğim geleneksel yöntemle doğrudan EFT yaparak sipariş verin. Karşınızda bir dolandırıcı varsa en fazla ödediğiniz para yanar.

Kapıda ödeme ürün bedelinin kargo firması tarafından kapıda teslim edilirken nakit veya kredi kart ile müşteriden tahsil edilmesine denir. Yapılan tahsilat daha sonra hizmet bedeli kesilerek satıcının hesabına aktarılır.
Siz kapıda ödemeli sipariş verdiğinizde, ürün gelince para ödeneceği için bir güven duygusu verir, ama pek güvenli sayılmaz.
Çünkü kargo görevlisi teslim etmeden paketi açıp içeriğine bakamazsınız. Yanlış, eksik, boş paket gelirse veya paketin içinde çürümüş salatalıkla karşılaşırsanız ne yapacaksınız. Koşarak ücreti gidip kargodan geri almanız mümkün değil.
Böylesi durumda İade ve değişim talebiniz satıcı mağaza ile aranızdaki iletişime kalır. Üstelik kendinizi ispatlamak da zor olur.
Şimdi ise madalyonun diğer yüzüne, siparişi verdiğiniz andan kapının çalındığı o ana kadar geçen süreci öğreneceksiniz.
Sırada diğer önemli konu 3. Bölüm: Kargo Sorunları ve çözüm yolları için BURAYA göz atın.
Kategori sayfasında ALIŞVERİŞ REHBERİ yazı serimize de hızlıca göz atın. Ürünlerimizle ilgili SIK SORULANLAR kısmını da ziyaret edebilirsiniz.